Loos’un Evlerinin İçe Dönük Mekânsal Organizasyonunun Günümüz Müze Mekânı Deneyimi Üzerine Etkisi: Villa Müller ve Villa Winternitz Ziyareti

Yazarlar

  • Nehir Bera Biçer

Anahtar Kelimeler:

Raumplan- Pencere- Bakış- Hareket- Müze Yürüyüşü

Özet

Adolf Loos 20. Yüzyılın başlarında tasarladığı evlerinde içe dönük mekân stratejileri belirlemiştir. Ev mekânını kendi içinde yaşayan bir sistem olarak benimsemiş ve tasarım kararlarında ikâmet etme pratiklerini de bu yönde etkileyecek uygulamalarda bulunmuştur. Loos içe dönük mekân algısını güçlendirmek adına dışarı ile iletişimi sağlaması beklenen pencere elemanına karşı bakışı içeri döndürmeye yönlendirecek müdahalelerde bulunmuştur. Örneğin, pencereler buzlu camdır, perde ile örtülmüştür, küçük dikdörtgen örüntülere bölünmüştür ya da göz hizasının üstüne konumlanmıştır. (Colomina, 1990) Loos’a göre pencere yalnızca bir ışık kaynağıdır. Pencereye müdahalesi ile bakışı içeriye döndürmeyi planlayan Loos zengin bir iç mekân kurgusu önermektedir. Raumplan anlayışı ile iç içe geçmiş mekânlar döngüsü kurgulayarak iç mekânda zengin ve dinamik bir bakış ve hareket deneyimi sunmuştur. Colomina Loos’un iç mekân örgütlenişinde teatral bir tavır bulur ve zengin bakış örüntüsünde izleyici ve izlenen olma dualitesi üzerinde durur. Bu metin, Loos’un günümüzde müzeye dönüşmüş olan evlerindeki içe dönük mekân organizasyonu stratejilerinin müze mekânı deneyimi üzerine etkisini, Temmuz 2023’te Villa Müller ve Villa Winternitz’e yapılan müze ziyaretleri üzerinden tartışmayı amaçlamaktadır. Metodoloji, yazarın müze yürüyüşü deneyiminin mekânsal anlatısına dayanmaktadır. Villa Müller ve Villa Winternitz hareket ve bakış örüntülerinin karşılaştırmalı analizini aktarmak üzere fotoğraf sekansları ve teknik çizimlerden yararlanılmıştır. Raumplan kurgusu müze mekânında eş zamanlı-çoklu hareket ve karşılaşma olasılıkları ile zengin bakış deneyimleri sağlama potansiyeline sahiptir. Raumplan kurgusu gereği farklı kotlarda farklı yüksekliklere sahip mekânsal birimlerin bir aradalığı sayesinde bireysel deneyim refüjleri oluşmaktadır. Pencere elemanına karşı içe dönük tutum ise müze mekânında atmosfer yaratmayı sağlayabilir. Villa Müller bir kültürel miras yapısı olarak korunmaktadır ve müze ziyaretleri zorunlu olarak rehber eşliğinde, küçük gruplar halinde ve belirlenmiş rotayı takip ederek yapılabilmektedir. Metinde, zorunlu rehberli tur rotası üzerinde durak ve hareket noktaları belirtilmiş ve müze deneyimi bu strüktüre rota üzerinden aktarılmıştır. Rehberli tur, yapının ana giriş kotunda yapının bahçesinde başlayıp, eğimli topografyayı geçerek yapı içine garaj giriş kotundan almaktadır. Belirlenen rota sebebiyle müze ziyareti, yapının bodrum katında dar, basık, karanlık koridorlar ve küçük merdivenlerde grup halinde ilerleyerek başlamıştır. Zemin katta yer alan çift hacimli geniş yaşam alanına ulaşana dek müzede hareket ve bakış deneyimi benzer şekilde devam etmiştir. Loos’un Raumplan kurgusunun ortaya koyduğu girift ve çok katmanlı görüş ve hareket örüntülerinin fark edildiği ilk alan çift hacimli yaşam alanı olmuştur çünkü ilk kez bu alanda farklı yüksekliklerde yer alan yemek alanı ve kadınlar odası gibi nişler görüş alanına girmiştir. Görme-görülme dualitesi ve görüş örüntüleri hiyerarşisi üzerine bu mekân zengin deneyimler sunar ancak turun strüktürü gereği tüm ziyaretçiler aynı anda aynı mekânda bulunmak durumundadır. Farklı kotlarda görsel etkileşim ve hareket senaryolarını deneyimlemek mümkün olmamıştır. Villa Winternitz müze ziyareti ise iç mekânda çok katmanlı bakış ve hareket örüntüsünü bireysel olarak deneyimleme olanağı sağlamaktadır. Villa Winternitz, Villa Müller tamamlandıktan hemen sonra tasarlanmaya başlamış ve Loos’un son yapısı olmuştur. Bu yapı II. Dünya Savaşı sırasında zarar görmüş ve orijinal hali korunamamıştır. Villa Winternitz restorasyon sürecinin ardından 2017 yılında halkın kullanımına açılmış ve müze ziyaretlerine ek olarak tiyatro gösterileri, atölyeler, konferanslar gibi pek çok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Yapının iç mekân kurgusu Villa Müller’e oldukça benzemekte ve bu sebeple bakış ve hareket örüntüsü de çoğunlukla örtüşmektedir. Villa Winternitz, Villa Müller’in eğimli topografyasının aksine, düz ve yeşil bir arazide konumlanmaktadır. Yapı ziyaretinde izlenen rota, görüş ve hareket örüntüleri planlar üzerinde işaretlenmiş ve fotoğraf sekanslarıyla aktarılmıştır. Yapının ana girişi cephenin merkezinden ötelenmiş ve gizlenmiştir. Giriş deneyimi karanlık, dar ve basık bir pasaj olarak tariflenebilir. Giriş pasajının sonu iki ayrı kota bağlanan iki küçük merdivene ulaşmaktadır; yarım kot alta inen merdiven bodrum kata, yarım kot üste çıkan merdiven ise yaşam alanına ulaşmaktadır. Giriş mekânında da görüldüğü gibi; Raumplan kurgusu dar pasajlar, merdivenler, duvar açıklıkları ve küçük kapılarla birbirine akan farklı kotlarda mekânlar ortaya koymaktadır. Giriş pasajının ardından yarım kot aşağıda yer alan bodrum kata inilmiş ve buradaki mekânlar ziyaret edildikten sonra ana merdiven ile yemek alanı ve kütüphane kotuna ulaşılmıştır. Bu kot; yarım kot aşağıda yer alan yaşam alanı ile karmaşık bakış örüntü senaryoları ortaya koymaktadır. Görüş hiyerarşisinde yaşam alanında yer alan ziyaretçiler bakışın öznesi konumundadır. Yemek alanı ve kütüphane nişlerinde yer alan ziyaretçiler için ise içe-dönük deneyim refüj alanları oluşmaktadır. Buradaki ziyaretçiler tüm bakış örüntülerinden soyutlanarak deneyim sığınaklarına çekilebilir ya da sahnedeki -yaşam alanındaki- gösteriyi izleyebilirler. Loos’un iç mekân kurgusu, farklı kotlarda odalar ve onları saran merdivenler, ‘‘duran ve devinen’’ (Kleinman and Duzer 1994, 37) ziyaretçi hareketlerini doğurur. Sonuç olarak, Adolf Loos 20. Yüzyılın başında tasarladığı evlerde mekân kurgusunu içe dönük hale getirecek birtakım stratejiler belirlemiştir. Ayrıca, Raumplan konseptiyle iç mekân kurgusunu zenginleştirmiştir. Bu makale, Loos’un domestik mekân organizasyonunda belirlediği stratejilerin günümüz müze deneyimi üzerinde de girift ve zengin bakış ve hareket örüntüleri ortaya koyduğunu iddia etmektedir.

Yayınlanmış

2025-03-31