Geleneksel ve Modern Camilerde Estetik Bağlamda Mekan Atmosferi Algısı

Spatial Atmosphere in Traditional/Modern Mosques

Yazarlar

  • İlke Hiçsönmezler
  • Arzu Cılasun Kunduracı
  • Fatma İpek Ek

DOI:

https://doi.org/10.59215/tasarimkuram.2023.370

Anahtar Kelimeler:

Mimari Estetik- Geleneksel Cami- Modern Cami- Olgubilim- Türkiye’de Dini Mimar

Özet

Resim, heykel, müzik, şiir, ve mimarlık olmak üzere beş ana sanattan oluşan güzel sanatların modern çekirdeği, 18.yüzyılda estetik disiplininin ortaya çıkışından önemli ölçüde etkilenmiş ve bu disiplinle sonraki yüzyıllar boyunca da yakın ilişkiler sürdürmüş, bu yüzden de bu ilişki problematik bir ilişki olmuştur: Estetik kavramı, mimarlık disiplininde istikrarlı bir yer bulmak için, birbirini izleyen yüzyıllar boyunca dönüştürülmüş, yeniden formüle edilmiş ve yeniden bağlamlaştırılmıştır. Bu alanda bir istikrarın, genellikle deneyimcilerini duyusal algı yoluyla etkileme gücüne sahip mekanlar tarafından sağlandığını söyleyebiliriz. Olgubilim disiplini, yoğun özneler-arası özelliklere sahip tarihi, sosyal ve dini bağlamlarda analiz edilebilen mimari mekanlarda, bu tür bir deneyimin niteliği için kuramsal ve deneysel sahneyi hazırlar.

Bu eleştirel çerçevede makale, Türkiye’deki estetik ve mimarlık disiplinleri arasındaki ilişkinin önemini, estetik deneyimcilerin, geleneksel ve modern üsluplardaki camilere dair değerlendirmeleri aracılığıyla ve mekansal atmosferin estetik imgesi üzerinden vurgulamayı amaçlamaktadır. Yöntemsel olarak analiz, çevrimiçi bir anketin değerlendirilmesini kapsamakta, anket katılımcılarının algısal farklılıklarını bu iki tür cami üslubuna dair estetik deneyimlerinin imgesine bağlı olarak olgubilim çerçevesinde anlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle arka planda, öznelerin veya algılayıcıların nesneler veya mekanlarla ilgili önceki deneyimleri hakkındaki düşüncelerini anlamaya odaklanılmış, kullanıcının algısı (özne) ile algılanan mekân/mekansal temsil (nesne) arasındaki ilişkiyle şekillenen dini mekânlardaki mekânsal atmosferin estetik imgesinin olgu bilimsel nitelikleri incelenmiştir. Çalışma boyunca, algılayıcıların doğrudan (mekânda) veya dolaylı (mekânın temsili yoluyla) deneyimlerinden sonra ortaya çıkan estetik imge, analizin ana odaklarından birine karşılık gelmiş, araştırmanın temelini şu sorular oluşturmuştur:

 (1) Bir caminin estetik imgesinin, deneyimdeki atmosferin özne temelli bileşenleri (duyum, biliş, duygu) ile nasıl bir ilişkisi vardır?

 (2) Geleneksel ve modern tasarımdaki camilerin estetik imgeye bağlı farklılıkları, atmosferleri aracılığıyla deneyimleyenlere nasıl aktarılmaktadır?

Anket sonuçlarına göre estetiğin, doğrudan (duyusal algı yoluyla) ya da dolaylı olarak mekansal temsillerle deneyimleyen bireylerin duy(g)usal tepkileri göz önüne alındığında mimarlık disiplini içindeki istikrarlı yerinin, cami mimarisindeki geleneksel ve modern dillerinin estetik imgelerinin incelenerek bir kez daha kanıtlandığını söyleyebiliriz. Çalışma, küreselliğin etkilerine kıyasla yerellik etkilerinin kültürel, sosyal ve dini anlayışlar temelinde, dini mekanların imgesi açısından estetik algıda önemli olduğu sonucuna varmaktadır. Bu bağlamda, mevcut camilerin tasarımlarında, mimari dilde ortaya çıkan modern eğilimler gözlemlenebilse de yerellikler genellikle cami tasarımındaki geleneksel eğilimlerden gelen estetik bir bağlam oluşturmuş, bu da Sancaklar ve Selimiye camilerinin karşılaştırılmasında da görüldüğü gibi modern ve geleneksel dillerin algılanmasında bazı karışıklıklara neden olmuştur. İki örneklem de göstermektedir ki, deneyimcilerin, çağdaş cami tasarımlarında yeni kavramlara açık olmalarına rağmen, gelenekçi arka plana sahip dini öğretiler, genellikle modern dildeki Sancaklar Camii’nin dini bağlamda benimsenmesini engellemektedir. Dolayısıyla kullanım eğilimleri açısından, araştırmaya katılan deneyimcilerin büyük çoğunluğu Osmanlı Camii üslubunun en önemli eserlerinden olan Selimiye Camii’ni ziyaret ederek burada ibadet etmeyi tercih etmiştir. Bunun temel nedeni, deneyimleyenlerin duy(g)ularını tetikleyen çok katmanlı bir ürün olan mekân atmosferidir. Bunların bir sonucu olarak, gelenekseli yansıtan Selimiye Camii, ankete katılanlar tarafından ibadet için seçilen cami olmuştur çünkü Sancaklar Camii, modern yaklaşımını tasarım dilinde başarıyla yansıtsa da soyut bir yorumdur ve bu mimari dil nedeniyle, İslam felsefesinin gelenekçi dili tarafından şekillendirilen estetik imgeyi yansıtmada yetersiz kalabilmektedir. Deneyimcilerin, dinin gelenekçi bir altyapısı olduğu için, yoğun bir şekilde hissetmeye alışkın oldukları gibi, İslami yansımaların olağan bağlamını cami atmosferinde hissetmeyi tercih ettikleri söylenebilir. Cami mekanlarındaki ruhun (genius loci) ve algılayanların ruh hallerinin etkisinin yanı sıra, algılayanların mimarlık/tasarım eğitimine ilişkin durumları da tercihleri üzerinde çeşitlilik göstermektedir. Bu durum deneyimin, yorumlanırken, ya da deneyimleme esnasında mekâna dair tutumu değiştirebilmesi nedeniyle eğitimle de şekillenebilen bir bileşen olduğunu gösterebilir.

Yayınlanmış

2023-03-27