Medrese Yapılarının Koruma Sürecinde Yapı-İşlev-Çevre Uyumu: Kepenekçi Sinan Medresesi Örneği
Medrese Yapılarının Koruma Süreci
DOI:
https://doi.org/10.14744/tasarimkuram.2021.54366Anahtar Kelimeler:
Medrese- koruma- yeni işlev- Kepenekçi Sinan MedresesiÖzet
Osmanlı Dönemi eğitim kurumları olan medreseler; anıtsal yapıları ve tarihi kimlikleri ile korunması gerekli ancak günümüzde özgün işlevini sürdüremeyen kültür varlıklarıdır. Yapıların günümüze ulaşmış örnekleri incelendiğinde, işlev değişiminden veya işlevsiz durumda bulunmalarından kaynaklanan tahribatların ortaya çıktığı, bunun yanı sıra çevresel doku bozulmaları nedeniyle içe dönük, yaşamayan mekânlara dönüşerek yıpranma süreçlerinin hızlandığı görülmektedir. Bu çalışma, günümüzde özgün işlevini sürdüremeyerek yeni işlevlerle kullanılmakta olan medrese yapılarındaki koruma sorunlarını ortaya koymak ve yeniden işlevlendirme sürecinin mevcut mekânsal özellikler ve çevre verileri doğrultusunda değerlendirilmesinin önem ve gerekliliğini vurgulamak amacıyla yapılmıştır. Medrese yapılarının tarihsel süreçteki mimari ve kurumsal yapılarına ilişkin bilgilerin aktarıldığı çalışmada; işlev değişimine bağlı ortaya çıkan sorunlara farklı örneklerle işaret edilirken, medreselerdeki koruma sorunlarına örnek oluşturan, kentin önemli bir noktasında bulunmasına karşın işlevsiz ve harap durumda olan “Kepenekçi Sinan Medresesi” detaylı olarak ele alınmıştır. Yapı, İstanbul, Fatih İlçesinde, 1985 yılında UNESCO dünya kültür mirası listesine alınmış olan Süleymaniye Camii ve çevresi koruma alanı sınırları içerisindedir. Ayrıca Medresenin bulunduğu Demirtaş mahallesi 2006/10501 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yenileme alanı ilan edilen sınırlar içinde yer almaktadır. Yapının, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinden ulaşılabilen 2008 yılına ait rölöve-restitüsyon çalışması mevcut olup, içinde bulunduğu önemli konumun yanı sıra, harap durumu nedeniyle de korumada öncelikli olarak ele alınması gerekli bir kültür varlığı olarak önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında yapının tarihsel gelişimi aktarılmış, çalışmanın amacı gereği yapının özgün karakteristikleriyle korunarak sürdürülmesine yönelik yeni işlev önerisi geliştirilmiştir. Bu doğrultuda, yapı ve çevresiyle ilgili detaylı mevcut durum analizi yapılmıştır. Yapısal ve çevresel verilerin olumlu ve olumsuz yönlerinin değerlendirildiği analiz çalışması sonuçlarına ve mevcut restitüsyon etüdüne bağlı olarak yeni işlev önerisi geliştirilmiştir.









