Le Corbusier’s Museum as a Critical Attitude
Le Corbusier’s Museum as a Critical Attitude
DOI:
https://doi.org/10.14744/tasarimkuram.2019.59454Anahtar Kelimeler:
Le Corbusier- eleştirel düşünce- eleştri- müze- şablonÖzet
Le Corbusier’nin farklı dönemlerde tasarladığı müze yapıları aralarındaki şaşırtıcı benzerlikler nedeniyle aynı şablondan çıkmış oldukları izlenimini verir. 1930’dan 1965’e kadar bu şablona uygun tasarımların, gerçekleştirdiği üç müzeye ek olarak çeşitli vesilelerle yeniden tasarlandığı, kent planlarına yerleştirildiği ve yazışmalarda pek çok müşteriye sunulduğu gözlemlenebilir. Bu makalede müze şablonun LE Corbusier’nin çalışmaları arasında alışmadık sıklıkta belirdiği ortaya konacak ve müzesinin eleştirel bir tavır olarak mimarlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekilecektir Le Corbusier’nin kendi tasarımını dikkat çekici bir şekilde tekrar etmesinin ardında müzeye yönelik kendine özgü bakış açısı yatar. Müze kendi çağını temsil etmelidir. Böylesi bir müzenin içindeki eserler asla tamamlanmayacak, zaman geçtikçe yeni nesneleri içerme gerekecektir. Dolayısıyla Le Corbusier müzesinin şimdiki zamana verdiği önemin bir göstergesi olarak sürekli büyümesini öngörür. Büyüme fikrinin doğal göndermeleri yapının genel görünümünü bir spirale büründürür; büyümenin gerektirdiği esneklik standardizasyona yönlendirir; nesnelerin anti-hiyerarşik yerleşimi serbest bir planı gerekli kılar ve serbest planın olanakları çok bakış açılı serbest bir mekan akışına kapı aralar. Corbusier’nin tasarımı, büyüme, standardizasyon, mekânsal akış ve çeşitli bakış açılarının mümkün olması şeklinde sıralanabilecek özelliklerle müze kavramını yeniden yorumlamıştır ve bir şablon olarak tüm müze projelerinde belirleyici olmuştur. Dolayısıyla sonsuza kadar büyüyen müze, kendi özelliklerini somut örneklere yansıtan ve tüm tekil projelerin kaynağını oluşturan bir fikirdir. Bu şablonun altında yeniden tanımladığı müze işlevi yatar ve Le Corbusier’nin müzesi mimarın eleştirel tavrının bir ifadesine dönüşür. Müzenin Le Corbusier için büyük önem taşımasının ardında geleneksel müze kavrayışını eleştirerek yapı tipinin işlevinin yeniden tanımlanması yatar.









